Aatrox Rehber

Hiç yorum yok :


Aatrox, Darkin adında bir ırkın son kalan beş üyesinden biri olan, kana susamış bir savaşçı. Aatrox hakkındaki ilk hikâye geçmişe mazi derler tadında. Bu öykü, sadece Müdafîler ve Büyücü Krallar olarak bilinen iki büyük taraf arasındaki savaşı anlatıyor. Büyücü Kralların kazandığı savaşlar, düşmanlarını bu haritadan silinmenin ve dünyadan yok olmanın eşiğine getirmişti. Son karşılaştıklarında, Müdafîler ordusu sayıca azdı, bitkindi ve neredeyse hiç silahları yoktu. Yenilgi kaçınılmaz, ölüm yakındı... Güçler tükenmiş ve umutlar yok olmuşken, Müdafilerin arasında Aatrox çıkagelir. Askerlere savaşma azmini ve hırsını veren Aatrox, kendini savaş alanına atarak, güçsüz haldeki savaşçılara direnç kaynağı olur. Aatrox’un peşinden savaşa dahil olan askerler de saldırıya geçer.
Sonunda, mucize olarak tanımlanabilecek bir zafer elde eden bu yiğitler, aradıkları gücü içlerinde hissetmişlerdir. O savaştan sonra ortadan kaybolan Aatrox bir daha gözükmedi; ama Müdafi ordusunun keşfettiği öfke için aynı şey söylenemezdi. Kazandıkları şaşırtıcı zafer, yenilerini doğurdu. Müdafi ordusu kendi içindeki karanlık ve vahşete sürüklenen o amansız hırs ve kara perdenin hayatlarını nasıl mahvettiğinin farkına varamadılar bile... Aatrox Sihirdar Vadisi’nin savaşçı şampiyonlarındandır. Hacıyatmaz gibi, düşse de yeniden ayağa kalkar. Yeteneksel olarak da birçok özelliğe sahip olan bu şampiyonumuz karşısındaki düşmanlara gözdağı vermesini iyi biliyor.
Kan Kuyusu (Pasif): Aatrox, savaş anında yeteneklerini kullanırken harcadığı can hanesinin bir kısmını Kan Kuyusu’na depolar. Aatrox savaş dışındayken Kan Kuyusu yavaş yavaş değer olarak aşağı iner. Aatrox tüm canını kaybettiğinde, Kan Kuyusu’nda biriktirdiğimiz canı can hanesine ekleyerek iyileşir. Böylelikle savaşta tekrardan doğan Aatrox düşmanın hayallerini suya düşürebilir.
Karanlık Uçuş: Bu özelliği ani baskın ve kaçışlarda en çok kullanılan yeteneğidir. Aatrox havaya yükselir ve belirlediğiniz noktaya iner. Çarpma bölgesindeki rakipler havaya savrularak hasar alırken, yakındaki rakipler de hasar alır. Takım savaşlarında Karanlık Uçuş, savaşı lehinize çevirecek yegane yeteneklerindendir.
Can Alan: Bu yeteneğimizin iki farklı kullanımı vardır. Aatrox’un yaptığı her üçüncü saldırı, can değerini yeniler. Can Alan’ı etkinleştirdiğiniz takdirde, Kan Bedeli açılır. Kan Bedeli’nde ise her üçüncü saldırı, Aatrox’u iyileştirmek yerine ilave hasar verir. Aatrox, verdiği ilave hasara bağlı olarak can kaybeder. Takım savaşlarında ilk önce Kan Bedeli’ni kullanabilirsiniz. Böylelikle daha fazla hasar verip rakiplerinizi zorlayabilir, skor alabilirsiniz. %25’lik bir can değeriniz kaldığı anda hemen can çalma özelliğine geçerek canınızı doldurmaya başlayın. Böylelikle hem rakiplerinize başlangıçta ekstra hasar verebilir, daha sonrasında kaybettiğiniz canı tekrardan alabilirsiniz.
Azap Kılıcı: Aatrox bu yeteneğiyle doğrusal bir şekilde saldırır ve yoluna çıkan rakiplerin hasar görerek yavaşlamalarına yol açar. Azap Kılıcı bir rakip şampiyona isabet ederse Aatrox can maliyetinin bir kısmını geri alır. Bu yeteneğiniz minyon kesmenizde ve altın kazanmanızda kolaylık sağlar. Takım savaşlarında ise rakiplerinizi yavaşlatarak kaçmalarını engelleyebilir ya da sizin kaçmanızı kolaylaştırabilir. Ekstra olarak verdiği hasar ve geri kazandığı can ile size takım savaşlarında kolaylık sağlayabilir.
Kıyım: En güçlü yeteneğiniz olan Kıyım, isminin hakkını veriyor! Etkinleştirildiğinde, Aatrox anında çevresindeki rakiplere hasar verir. Yeteneğin süresi boyunca, Aatrox ilave saldırı hızı ve saldırı menzili kazanır. Bu yeteneği can harcamaz. Aatrox ile ormancı rolü de gerçekten çok eğlenceli. Ve takım kompozisyonlarında ne kadar yararlı bir şampiyon olduğunu her oynadığınızda çok daha iyi anlıyorsunuz. Yeteneklerinin birçoğu ormancı rolüne uygun ve yakaladığınız hedeflerin korkulu rüyası Aatrox baskın konusunda usta bir şampiyon. Eşyalarınızı tamamladıkça oyunda ölmeyip öldüren, sürünmeyip süründüren bir şampiyon haline geleceksiniz.

Zac Rehber

Hiç yorum yok :


Kendisi her ne kadar bulaşık deterjanı görünümüne sahip olsa da o bir süper kahraman ve hayır, yağlı ve kirli bulaşıklardan bahsetmiyorum! Zac, hexkimya mühendisleri tarafından tasarlanmış ve laboratuvar ortamında yaratılmış. Ama daha sonra onu yaratan mühendis çift, onun silah olarak kullanılmasına dayanamadığı için laboratuvar ortamından kaçırmış ve onu sahiplenip, iyiyi ve kötüyü öğretmiş. Yıllar geçtikçe Zac, Zaun’un kahramanı, iyilerin dostu ve kötülerin düşmanı olmuş. (Hikâye tanıdık geldi mi?)

Gördüğünüz gibi Zac, bir süper kahramanın sahip olması gereken tüm ilke ve erdemlere sahip, son derece esnek ve güçlü bir şampiyon. Birbirinden ilginç yetenekleri ve oynanışı da onu şüphesiz ki çok eğlenceli bir şampiyon yapıyor. Ancak şunu söylemem gerekiyor: Zac uzmanlaşması oldukça zor bir şampiyon. Zac’in yetenekleri mana yerine kendi canını kullanıyor. Bu da yeteneklerinizi kullanırken daha dikkatli davranmaya zorluyor sizi.
CİLALA PARLAT
Zac’in iyi olduğu bir konu varsa o da kuşkusuz savaş meydanından rakiplerini temizlemektir. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır tabii ama bana göre Zac, bir karakterde olmasını istediğim bütün özelliklere sahip.
Öncelikle, ormanda oynamayı sevenler Zac’in pasif yeteneğine bayılacak. Zac düşmanlarına karşı her yetenek kullandığında, kendisinden bir parça ayrılıyor ve onu yerden aldığınızda, canınızın bir bölümü tekrardan doluyor. Uzun süre ormanda kalmak ve daha hızlı gelişmek adına oldukça faydalı olan bu yetenek, aynı zamanda Zac’i ölümcül bir hasar aldığında bölünerek, bölünen parçaların birleşmesi sonucunda tekrar hayata döndürüyor.
Defansif anlamda gayet faydalı bu yeteneğin yanında Zac’in oldukça güzel kaçma ve yakalama yetenekleri de bulunuyor. Elastik Sapan ve Hoplaya Zıplaya (komik ama gerçek) yetenekleriyle hem çok uzak mesafeden rakiplerinizin arasına atlayarak saldırılar düzenleyebilir hem de savaşın ortasında çok hızlı şekilde oradan uzaklaşabilirsiniz. Doğru yerleştirilmiş totemler ile ormanın kontrolünün de sizde olduğunu düşünecek olursak, doğru zamanlamayla rakiplerinizi bol bol terletebilirsiniz.
Zac’in yeteneklerine göz attığınızda bütün yeteneklerin alan hasarı verdiğini hemen fark edeceksiniz. Zac’in diğer özelliklerini de gözünüzün önüne getirdiğinizde karşınıza hem dayanıklı, hem hareket yetenekleri çok esnek, hem de alan hasarı verebilen bir şampiyon çıkıyor. Tabii ki her güzel şeyin olduğu gibi bunun da bazı bedelleri var. Öncelikle Zac’in her yeteneği, yukarıda da bahsettiğim gibi kendi canından harcıyor. Pasif yeteneğinizle bu açığı kapatabiliyor olsanız da takım savaşlarında yerdeki minik Zac’leri toplamaya çalışabileceğinizi sanmıyorum. Böyle durumlarda hasarı eğer siz üzerinizde tutuyorsanız, yeteneklerinizi daha çok hayatta kalmak ve rakiplerinizi yavaşlatmak amacıyla harcayın ki takım arkadaşlarınıza, karşı takımı öldürebilmek için yeterli zaman kalsın. Ancak bazı durumlarda, mesela takımınızın taşıyıcısı iyice güçlenmişse, sizi es geçip doğrudan takımınızın taşıyıcısına yönelebilir rakipleriniz. Bu durumda kullanabileceğiniz üç adet destek yeteneğiniz var. Rakiplerinizi yavaşlatarak ve geri püskürterek, takım arkadaşlarınıza pozisyon almaları için zaman kazandırabilirsiniz. Tabii burada zamanlama çok önemli. Bazı durumlarda rakibinizi tam öldürecekken geri püskürttüğünüzde, amacınız karşınızdakine hasar vermek olsa da rakibinizin kaçmasına yardımcı olabiliyorsunuz ki takım arkadaşlarınızın pek de hoşuna gitmeyecek bir pozisyona düşüyorsunuz böyle zamanlarda.
KONTROLSÜZ GÜÇ, GÜÇ DEĞİLDİR
Zac doğru kullanıldığında çok güçlü bir şampiyon olabiliyor ama doğru zamanlama her zaman olduğu gibi burada da kendini gösteriyor. Oyunda en uzun mesafeden savaş başlatabilecek şampiyon şu an için Zac. Dolayısıyla takım savaşlarında, herkesin gözü üzerinizde olacak ve rakiplerinizin ilk saldırılarını siz göğüslemek durumunda kalacaksınız. Elastik Sapan yeteneğinin menzili gerçekten yüksek olduğu için, konumlandığınız yeri seçmekte çoğu zaman serbest olacaksınız. Bu yüzden mümkün olduğu kadar olası totem noktalarından uzak durmaya çalışın. Birebir girdiğiniz saldırılarda üstünlüğü yakaladığınızda, Elastik Sapan’ı sadece rakibinize hasar vermek için kullanmayın, rakibinizin kaçma hamlesini yapmasını bekleyin. Çoğu zaman rakipleriniz, Sıçra büyüsünü kullanmadan önce sizin bu yeteneği harcamanızı bekleyecektir. Bazı durumlarda rakiplerinizin arasına atlayıp savaşı başlatsanız da işler umduğunuz gibi gitmeyebilir ve takım arkadaşlarınız sizin hamlenizi görmekte gecikebilir. Böyle durumlarda Hoplaya Zıplaya ile kısa mesafeleri atlayarak rakibinizin yolunu uzatabilirsiniz. Eğer sonunda hayatta kalma ihtimaliniz varsa, hangi yeteneğiniz olursa olsun kullanmaktan çekinmeyin.
Zac çok yönlü bir şampiyon olduğu için ille de ormanda oynamak zorunda değilsiniz. Üst koridorda da ormanda göstereceğiniz başarının aynısını gösterebilirsiniz ancak ormanda hâkimiyet kurmanız, uzun mesafelerden saldırabilmeniz açısından önemli. Rakiplerinizle aynı koridorda oynarken belki sizin geldiğinizi görebilirler ama ormandan ansızın çıkan bir Zac, rakiplerini fazlasıyla üzecektir.
Belki Adalet Meydanları’nda bir Hulk’umuz yok ama artık en az onun kadar yeşil Zac’imiz var!


Xin Zhao Rehber

Hiç yorum yok :

O bazılarına göre bir insan, bazılarına göre ise canavar. Yıllardır hakkında anlatılan hikâyelerle ilgili gerçekleri kimse tam olarak bilmiyor. Bilinen tek gerçek, 300 kişiye karşı bile korkusuzca savaşabilecek kadar cesur olduğu. Xin Zhao’yu bu sıralar Efsaneler Ligi’nde Demacia’yı onurlandırmak için savaşırken görebilirsiniz.
Çekik gözlü dostumuz hem dayanıklılığı hem de yüksek hasar potansiyeli ile pek çok oyuncu tarafından tercih edilen yetenekli bir şampiyon. Xin Zhao, güçlü mızrağıyla teke tek savaşlarda rakiplerine göz açtırmadığı gibi, Mızrağın Hışmı yeteneğiyle de takım savaşlarında belirleyici rol oynuyor. Xin Zhao ile oynarken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, agresif yeteneklerinizi kullanırken riski iyi hesaplamanız. Xin Zhao saldırılarında ne kadar etkili olsa da, kaçış konusunda pek başarılı bir şampiyon değil. Bu yüzden rakibinizin üzerine atlayıp, bütün yeteneklerinizi açmadan önce iyi düşünmeniz gerekiyor.
KORİDORLARIN EFENDİSİ
Xin Zhao’nun defansif ve ofansif yetenekleri bize ister üst koridorda istersek de ormanda savaşma şansı veriyor. Xin Zhao’nun güzel yönlerinden biri de iyi oynandığı zaman, kendi koridorunuzda rakibiniz neredeyse hiç gelişemiyor. Bu yüzden ben genelde üst koridorda rakibinize hâkimiyet kurabileceğiniz bir oynanışı öneriyorum.
Xin Zhao için rakipsiz demek istemiyorum ama düzgün oynandığı zaman koridorunda ona kafa tutabilecek çok az şampiyon var. Özellikle dikkat etmeniz gereken bir şampiyon, Jax. Ne yazık ki Jax’ın yetenekleri teke tek dövüşlerde sizi devre dışı bırakacaktır. Bu yüzden eğer karşınıza Jax geldiyse ve takım içerisinde koridor değiştirme şansınız varsa kullanın ama üst koridoru alabilecek başka bir şampiyon yoksa takımınızda bu durumda defansif oynamayı tercih edin. Ormanda savaşan arkadaşınızın da sık sık yardıma gelmesini rica edin. İstemsiz de olsa Jax ile savaşmak zorunda kalırsanız, Karşı Saldırı yeteneğine dikkat edin ve bu yetenek aktifken, kesinlikle Üç Pençe Darbesi yeteneğinizi kullanmayın. Aksi takdirde rakibinize hasar veremeyeceğiniz gibi, rakibinizin size vereceği hasarı artırmış olursunuz.
Xin Zhao oyunun başında bile çok ciddi ani hasarlar verebilecek güce sahip, bunu kullanın. Özellikle ormancı şampiyonun da yardımıyla, oyunun daha ilk dakikalarında rakibinizi hızlıca öldürebilecek imkâna sahip olduğunuzu unutmayın. Rakibiniz ölmese bile canı ciddi oranda azalacağı için geri çekilmek ya da en azından Sıçra yeteneğini kullanmak zorunda kalacaktır. Siz de bu süre içerisinde seviye olarak rakibinizin önüne geçip, koridor hâkimiyetini kazanabilirsiniz.
Rakipleriniz ile teke tek ya da takım halinde gireceğiniz savaşlarda, savaşı ilk başlatan taraf muhtemelen siz olacaksınız. Bu yüzden hangi şampiyona saldıracağınızı ve zamanlamayı iyi düşünmelisiniz. Rakiplerinize maksimum hasarı verebilmek için önce Amansız Hücum ile en yakın hedefinize saldırın. Sonrasında Savaş Narası’nı aktif edin. Eğer rakibinizin canı kritik seviyeye yaklaşıyorsa, rakibiniz kaçmaya çalışmadan önce Üç Pençe Darbesi’ni kullanın. Böylece rakibinize hem fazladan hasar verebilir hem de olası kaçma girişimine karşı yavaşlatabilirsiniz. Pasif yeteneğiniz rakiplerinizin zırhlarını düşürebildiği için rakip takımların tankları dahi sizden çekinecektir. Eğer karşınızda birden fazla kişi varsa yani bir takım savaşına giriyorsanız, Mızrağın Hışmı yeteneğinizi kullanmak için iki şansınız var. Rakipleriniz bir aradaysa, hepsine hasar vermek için ya da işler kötüye gittiğinde rakiplerinizden kaçmak için kullanabilirsiniz.
Xin Zhao gerçekten hem dayanıklılık hem de saldırı gücü anlamında oldukça dengeli. Ancak böyle yeteneklere sahip olmanın bir bedeli var. Xin Zhao’nun gerçek gücünü ortaya çıkarmanız için ihtiyaç duyacağınız eşyalar ne yazık ki biraz pahalı ve bu eşyalara vaktinde sahip olabilmek için koridorunuzda hâkimiyet kurmanız şart. Aksi takdirde bu üstünlüğü rakibiniz alacağı için, eşya ve altın bakımından geride kalmanız, oyunun ilerleyen aşamalarında rakiplerinizi yakalayabilmenizi oldukça zorlaştıracaktır.
MIZRAKLI SÜVARİ
Xin Zhao ile üst koridorun haricinde ormanda da oynayabileceğinizden bahsetmiştim. Xin Zhao ile ormanda oynamak biraz daha zor, ama yine de bu şampiyona hâkim profesyonel oyuncular için hâlâ çok önemli bir seçenek. Sıradan bir ormancıdan farklı olarak yapmanız gereken, oyunun başında biraz daha zırha önem vermek ve alacağınız hasarı mümkün olduğunca azaltmak. Bunun dışında harita kontrolü ve koridorlara yardıma gitmeniz, her ormancı şampiyonun yapması gereken ve olmazsa olmaz denilecek şeyler.
Bunlara ek olarak Xin Zhao’nun ofansif yeteneklerini, karşı takımın ormancısını engellemek için de kullanabilirsiniz. Tabii bunun için yine harita kontrolü ön plana çıkıyor. Eğer karşı takımın ormancısını koridorlarda görürseniz, hızlıca karşı takımın ormanına girip canavar kamplarını basabilirsiniz. Bu hem size fazladan tecrübe puanı kazandırır hem de karşı takımın ormancısının gelişmesini yavaşlatmış olursunuz.
Xin Zhao ile yaygın olan oynanışlar bu şekilde olsa da siz de zaman içerisinde kendi tecrübeleriniz ile kendinize has bir oynanış elde edebilirsiniz. Demacia’nın Hizmetkârı’nın Adalet Meydanları’ndaki başarıları tamamen sizin elinizde.

Vladimir Rehber

Hiç yorum yok :



Adalet Meydanları’nın kızıl vampiri Vladimir, asil duruşu ve farklı oyun tarzıyla gerçekten ilgi çeken bir şampiyon. Kahramanımız, içindeki canavarı küçük yaşlarda keşfetmiş ve içindeki kan tutkusunun ona gösterdiği yolu izleyerek, Adalet Meydanları’na yeteneklerini sergilemeye gelmiş. Vladimir ile ilgili söylenecek çok şey var aslında. Öncelikle onu hem yetenek gücü taşıyıcısı olarak, hem de ciddi hasarlar veren ama aynı zamanda oldukça dayanıklı bir şampiyon olarak oynayabilirsiniz. Oyunun erken safhalarında rakiplerine karşı fazla bir üstünlük gösteremese de, oyunun ilerleyen zamanlarında işler sizin lehinize doğru değişmeye başlıyor.
KIZIL DEXTER
Vladimir’in kan tutkusu (oyun içi diyaloglardan da fazlasıyla anlayacaksınız), kendisiyle oynadığım ilk gün, ailemizin seri katili Dexter’ı anımsattı bana. Uç bir örnek oldu belki ama ikisinin de kurbanlarına karşı bu kadar acımasız olması etken oldu biraz sanırım.
Vladimir ile ister üst koridorda isterseniz de orta koridorda oynayabilirsiniz. Ben size daha çok üst koridorda, daha dayanıklı bir Vladimir anlatacağım ama eğer orta koridorda oynamak isterseniz, farklı olarak yapmanız gereken tek şey, yetenek gücünü daha ön planda tutacak eşyalara yönelmeniz. Bunun dışında aynı strateji ve taktikleri uygulayabilirsiniz.
Vladimir, yeteneklerini kullanırken pek çok karakterin aksine mana ihtiyacı duymaz ama bunun yerine yeteneklerinin yüksek bekleme süreleri vardır. Oyunun ilerleyen safhalarında bu süreler kısalıyor ama oyunun başında biraz savunmasız kalmanıza yol açıyor. Vladimir ile yapılan hataların başında da bu geliyor. Özellikle 6. veya 7. seviyeye ulaşana kadar, yeteneklerinizi kullandıktan sonra rakiplerinizin saldırılarına açık hedef oluyorsunuz. Bu yüzden, en azından 6. seviyeye ulaşana kadar fazla risk almayın. Koridorunuzdaki minyonlara son vuruşları yaparak altın biriktirmeye ve fazla açılmadan rakibinizi taciz etmeye çalışın. Eğer aynı koridordaki rakibiniz size karşı daha baskın oynuyorsa, son vuruşları yapmak için Kan Yağmuru’nu kullanmayı deneyebilirsiniz.
Kızıl Havuz, bana göre Vladimir’i Vladimir yapan yetenek. Aynı anda rakiplerinizi yavaşlatabilir, onlara hasar verebilir, canınızı doldurabilir, ve en güzeli, hedef alınamaz hale gelebilirsiniz. Tabii ki bunun bir bedeli olarak mevcut canınızın %20’sini feda etmeniz gerekiyor. Diyelim ki bir takım savaşından çıktınız, az canla kaçmaya çalışıyorsunuz ve tam o anda Lux, Son Parıltı yeteneğini size doğru kullanıyor. Böyle bir durumda, güzel bir zamanlamayla Kan Havuzu’nu etkinleştirebilirseniz, bu saldırıdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Eğer Kan Havuzu’nu daha agresif olarak kullanmak isterseniz, Zhonya’nın Kumsaati’ni alabilir ve toplamda 4,5 saniyeye varan dokunulmazlık kazanabilirsiniz.
Vladimir’in asıl amacı her ne kadar gelen saldırıları göğüslemek ya da olası bir takım savaşını takımınızın istediği şartlarda başlatmak olsa da, ciddi bir hasar verme potansiyeli de var ve bunu mutlaka değerlendirmelisiniz. Bu noktada yeteneklerinizi kullanacağınız sıralamaya dikkat etmelisiniz. Öncelikle, bir savaş başlatmadan önce en az 6. seviyeye ulaştığınızı varsayıyorum. İzlemeniz gereken sıralama ise bu şekilde olmalı: Öncelikle Kan Nakli’ni ve hemen ardından Kan Vebası’nı uygulayın. Eğer bir takım savaşı yapıyorsanız, mümkün olduğu kadar fazla şampiyonu etkilemeye çalışın ki Kan Vebası ile bütün takımınızın verdiği hasarı %12 artırabilesiniz. Sonrasında Kan Yağmuru ile alandaki bütün rakiplerinize hasar verin. Rakipleriniz sizi ciddi bir tehdit olarak algılayacak ve size odaklanmaya çalışacak. Eğer teke tek bir savaş yapıyorsanız, Kan Havuzu’ndan önce Kan Nakli’ni de kullanabilirsiniz, aksi durumda doğrudan Kan Havuzu’nu uygulayın ve hem rakiplerinizi hasar verin hem de hedef alınamaz hale gelin.
YENİDEN DİRİLİŞ
Vladimir, pasif yeteneğinin bir getirisi olarak, hem saldırı hem de savunma anlamında takımını gerçekten sırtlayabilen bir karakter. Bir taşıyıcı değil belki ama saldırıları göğüslerken, aynı zamanda rakibe ciddi hasar verebilen şampiyonlardan. Yeteneklerini kullandıktan sonra uzun süren bekleme sürelerinden dolayı biraz korumasız kalabiliyor ama bu kadar kusur kadı kızında da olur. Yine de savaş sırasındaki dayanıklılığınızı artırabilecek ufak bir püf noktası var Vladimir’in.
Kan Yağmuru, her kullandığınızda üzerinizde dört defaya kadar biriken bir etki bırakıyor ve bu, üzerinizdeki iyileştirme etkilerini %32 artırıyor. Bu sayede, bir savaş sırasında Şifa büyüsünü kullandığınızda, bir de üzerinizde Ruh Gömleği varsa, sizin can değerinizi yaklaşık olarak 850, takım arkadaşlarınızınkini de yaklaşık 380 değerinde iyileştirebiliyorsunuz. Bu değerler seviye 18 için olsa da burada asıl amaç, sayısal bir değer vermekten ziyade, hem takımınız hem de kendiniz için bir savaş sırasında ne kadar faydalı olabileceğinizi göstermek. Kan Yağmuru’nun etki alanı içindeki görünmez şampiyonlara da hasar verdiğini bilmenizde fayda var. Diğer bir deyişle örneğin yakınında durduğunuz fakat içini göremediğiniz bir çalıda saklanan bir düşmanı, ya da yanı başınızda gizlenmiş bekleyen bir Teemo’yu bu şekilde tespit edebilirsiniz.
Vladimir ile uzmanlaşmak için bolca pratik yapmanız gerekebilir ama bundan kesinlikle zevk alacağınızı düşünüyorum.

Tryndamere Rehber

Hiç yorum yok :

Kendi boyu kadar kılıcı yerden sürüye sürüye zoraki getiren, ama yanınıza geldiği anda o koca kılıcı kafanıza “çat!” diye yıldırım hızıyla indiren, bir kolu diğerine göre fazla gelişmiş yakın mesafeli ve çok tehlikeli şampiyona Tryndamere denir.
“BEN SENİN EN KÖTÜ KÂBUSUNUM!”
Hep uzun mesafeli saldırı gücü taşıyıcılarından bahsediyoruz ama bir de yakın mesafeliler var; Master Yi ve Tryndamere gibi. Tryndamere erken oyunda pasif yeteneği ve güç yenilemesi sayesinde mesafeli bir taşıyıcıdan daha fazla hasar verebilir. Ama elbette avantajları olduğu kadar dezavantajları da olan bir şampiyondur. Önce bardağın dolu tarafına bakalım: Bu şampiyondan çok iyi bir üst koridor oyuncusu olur. Rakibi uzun süre yavaşlatıp takip edebilir, biriyle kafa kafaya mücadeleye girdiğinde genellikle rakibini çiğ çiğ yer, hatta ulti’si açıkken kule altına bile rahatlıkla girebilir. Gelelim bardağın boş kısmına: Hasar vermek için rakibe sokulması gerekiyor. Oyunun başında eğer üst koridorda oynuyorsanız 6. seviyeye kadar zor anlar yaşıyorsunuz. Ayrıca belli yetenekleri kullandıktan sonra ne yapacağınız çok belli oluyor.
Şu an anlatacağım her şey yetenek gücü değil, saldırı gücü üzerine kurulu Tryndamere için. Yetenek gücünü geliştirmek de bana sorarsanız çok eğlenceli ama ciddi bir maçta gereksiz bir kurulumdur. Saldırı gücünüzü geliştirirken takımı siz taşıdığınız için kazanırsınız, ama yetenek gücüyle eğer kazanmışsanız takım sizi taşıdığı için kazanırsınız. Gene de seçim sizin.
Tryndamere oynamak istiyorsanız oyunu çok iyi takip etmeniz ve zamanlamanızı çok iyi ayarlamanız gerekiyor. Ne zaman saldıracağınızı bilmeli, hangi zamanlarda Biçerdöner ile gireceğinize ya da çıkacağınıza karar vermelisiniz. Ulti’nizi tam zamanında açmalısınız.
Bu şampiyon saldırı yaptıkça Öfke çizgisini doldurur. Öfke ise Kan Hırsı denilen yetenek ile doğru orantılıdır çünkü Kan Hırsı aktif edildiği zaman Tryndamere (kısaca Tryn diyelim) kendisini iyileştirir. Eksik olan her canı kadar da saldırı gücü kazanır. Gördüğünüz gibi kafa kafaya girdiğiniz zamanlar dikkatle kullanılması gerekiyor çünkü eksik can kadar saldırı gücü kazanıyorsunuz ama Öfke’yi harcadığınız anda Kritik Vuruş bonusunuzu tamamen feda ediyorsunuz. O yüzden hızla can geri kazanmak için çıkacağınız ilk eşyalardan biri Vampirik Asa olmalı.
Alaycı Nara, Tryn’in avını yakalama aracıdır. Şampiyon, attığı nara sayesinde rakiplerin saldırı gücünü azaltır. Tryn’e sırtını dönüp kaçmaya çalışan şampiyonların ise hareket hızı azalır. Burada koşarak rakibe yaklaşana kadar düşmanı yavaşlatabilirsiniz. Bunu söylememin sebebi, bazı oyuncular sabırsız olduğu için hemen Biçerdöner’i de kullanarak hem fazladan hasar verip hem de hedefe hemen yaklaşmak istiyor. Sonra kovalanan hedef arkadaşlarına doğru kaçıyor ve hedefe yetiştiğinizde düşmanınıza yardım gelirse oradan kaçmak için bir şansınız kalmıyor. Dolayısıyla gene haritayı çok iyi takip ederek Biçerdöner’i kullanmaya çalışın ve mümkünse bu yeteneği kaçmak için kullanmaya bakın. Biçerdöner yerine Hayalet sihirdar büyüsünü kullanırsanız hiçbir minyona takılmadan rakibe hızla yaklaşabilir, hem kaçma hem de yakalama için cebinizde bir bonus bulundurmuş olursunuz.
Ölümsüz Hiddet oyundaki en ilginç ve güçlü ulti’lerden biri. Tryn beş saniyeliğine ölümsüz oluyor ve bir miktar Öfke kazanıyor. Bu şekilde rakiplere kule altında bile saldırabilirsiniz. Ama canınızı çok iyi izlemelisiniz. Çoğu oyuncu aldığı hasarı düzgün takip etmediği için daha ulti’sini açamadan ölür, bu da Tryndamere’in takım savaşlarındaki bütün etkisini yok eder. Ya da ulti’nin açık kalma süresini takip edemediği için süresi dolmadan kaçmayı unutur ve ölür.
Tryndamere ile oynamak kolay gibi görünür ama doğru zamanlamaları yaparak oynamayı öğrenmek için uzun süre çalışmanız gerekir.
KİME HANGİ STRATEJİ UYGULANMALI
Tryndamere üst koridorda bazı karakterler tarafından rahatlıkla kontrol altında tutulabilir.
Teemo: Üst koridorda Teemo’nun tutamayacağı şampiyon neredeyse yok gibidir. Karşınıza Teemo gelirse 6. seviyeye gelene kadar uslu uslu yapabildiğiniz minyon hasadını üst seviyede tutmaya çalışın. Bundan önce saldırmaya çalışırsanız Teemo, Kör Eden Dart sayesinde birkaç saniyeliğine yaptığınız bütün otomatik saldırılardan sıyrılır. O yüzden doldurduğunuz Kan Hırsı’nı minyon hasatlamaya çalışırken alacağınız hasarı iyileştirmek için kullanın. Teemo sizi mutlaka geriye kadar itecektir, bunu gören ormancı yardımınıza gelirse onu Alaycı Nara sayesinde kolaylıkla indirebilirsiniz. 6. seviye olduktan sonra Teemo’ya rahatlıkla saldırabilirsiniz ama Biçerdöner’inizi kaçmanız gerekirse diye bekletmenizi tavsiye ederim, nereden mantar çıkacağı hiç belli olmaz.
Jax: Jax sizi sürekli rahatsız ederek geri çekilecektir, bu şekilde canınızı azalttıktan sonra geri çekilmeyi de bırakıp kavgayı gittiği yere kadar götürmeye çalışacaktır. Çünkü çevikliği sayesinde saldırılarınızdan bir süre sakınabilmesine güvenecektir. Başlangıçta çıkacağınız biraz zırh ona karşı dayanmanızda faydalı olacaktır. Ya da üstünüze zıpladığında Biçerdöner ile geri çekilebilir (bu sırada Jax’in Karşı Saldırı özelliği biter) sonra Alaycı Nara çekip onu yavaşlatıp hasar vermeye çalışabilirsiniz. Karşı Saldırı’dan sıyrılabilirseniz gerisi kolay olacaktır.

Tristina Rehber

Hiç yorum yok :

Bandle Şehri’nin efsanevi Megling Komandoları’ndan olan minik şampiyonumuz Tristana, ne kadar narin gözükse de oldukça tehlikelidir. Sihirdarlar Vadisi’nde rakipleri zaman zaman onun bu görüntüsüne aldanıp, Tristana’nın avı olurlar.

Tristana, oyun içerisinde en uzun otomatik saldırı menziline sahip karakterlerden biri. Pasif yeteneği olan Göz, Gez, Arpacık ile seviyesi arttıkça Tristana’nın menzili de artıyor. Tabii ki oynanışı da bu yeteneklerine göre şekilleniyor. Hem oyun başındaki yüksek ani hasar potansiyeli hem de oyunun son safhalarındaki yüksek menzil ve saldırı hızı yetenekleri, Tristana’yı oyunun en korkulan saldırı gücü taşıyıcılarından biri yapıyor.
HOP HOP, ZIP ZIP
Şen şakrak şampiyonumuz, bir saldırı gücü taşıyıcısında olmasını isteyeceğiniz kaçış yeteneklerine fazlasıyla sahip. Oyunun başında yapacağınız ani saldırılarla koridorlarınızda hâkimiyet kurabilir ve zorda kaldığınız anlarda Roket Atlayışı ile güvenli bir mesafeye çekilebilirsiniz. Tristana ile oynarken alacağımız pozisyona dikkat etmekte fayda var. Ne kadar tehlikeli olursanız olun, çok narin bir karakter ile oynadığınızı unutmayın. Oyunun başında rakiplerinizin sizden beslenmesi, oyunun bütün hâkimiyetini karşı tarafın saldırı gücü taşıyıcısına vermek anlamına gelebilir. Bunun önüne geçmek için, destek şampiyonunuzun sizden daha ileride mevzilenmesine izin verin ve her zaman belli bir mesafeden saldırılarınızı yapın. Roket Atlayışı dışında hem ani hasar vermek hem de kaçmak için kullanabileceğiniz bir diğer yeteneğiniz ise Gülle Atışı. Gülle Atışı, rakiplerinize yüksek hasar vererek onları geri püskürtmenize olanak sağlar ancak bu yeteneği kullanırken dikkatli olmalısınız. Takım savaşlarında rakibinizi öldürmek için bu yeteneği kullanmanız, onları takımınızın menzilinden çıkartıp, kaçmalarını sağlayabilir. Eğer rakibinizi öldürebileceğinizden emin değilseniz, bu yeteneği kesinlikle rakiplerinizin kaçabileceği yönde kullanmayın. Yapabilirseniz, rakiplerinizin önüne atlayıp, Gülle Atışı ile rakibinizi, takımınızın arasına fırlatmaya çalışın ama bunu yaparken diğer şampiyonların arasına atlamamaya özen gösterin.
Oyunun erken safhalarında Tristana’nın Patlayıcı Atış yeteneği, bulunduğunuz koridorda baskı kurmanızı sağlayacaktır. Bu aslında oyunun erken safhalarında pek istediğimiz bir şey değil. Koridorun ilerlemesi, rakip takımın ormancısı tarafından bir avantaj olarak görülecek ve sizi pusuya düşürmek için harekete geçmesine neden olacak. Bu durumdan kaçınmak için destek şampiyonunuz veya siz keşif totemlerini mutlaka zamanında kullanmalısınız.
Son vuruşlar, her zaman bir saldırı gücü taşıyıcısı için hayati önem taşıyan unsurların başında gelir. Oyunun erken safhalarından oyunun sonuna kadar bu süreci asla ihmal etmemelisiniz. Tristana için bu süreç biraz daha önem taşıyor çünkü oyunda bazı şampiyonların eşya bağımlılığı gerçekten diğerlerinden daha fazla. Oyunun ilerleyen aşamalarında, Patlayıcı Atış yeteneğinizin pasifi yardımıyla, canavarları öldürmek ile ilgili bir sıkıntı çekeceğinizi düşünmüyorum ama oyunun başlarında bunu ihmal etmediğinizden emin olun. Hatta rakip takımın şampiyonlarını taciz etmek ile canavarlara son vuruş yapmak arasında bir seçim yapmak durumunda kalırsanız, son vuruşu tercih edin.
Tristana ile oynarken dikkat edilmesi gereken noktalardan ve kaçış mekanizmalarından bahsettik ve şimdi sıra Tristana’nın ani hasarları ile düşmanı nasıl gafil avlayacağımıza geldi. Tristana’nın yeteneklerine bakacak olursanız, genel olarak yetenek gücü ile takviye kazanacak yeteneklere sahip ama bu yeteneklerin başlangıç değerlerinde verdikleri hasarlar oldukça fazla. Her şeyden önce, Patlayıcı Atış yeteneğinizi aktifleştirdiğin zaman, rakibinizin iyileştirme etkilerini %50 azaltıyorsunuz ve avınızı çaresiz durumda bırakıyorsunuz. Oyunun ilk safhalarında rakibinizi otomatik ataklarınızla taciz edip canını %50’nin altına indirmeyi başardığınızda, bu fırsatı değerlendirin ve hemen rakibinizi işaretleyip, Roket Atlayışı ile üzerine atlayın. Henüz havadayken Patlayıcı Atış’ı da açabilirseniz, kısa süre içerisinde rakibinize hem çok fazla hasar verecek, hem de karşı takımın destek şampiyonunun rakibinizi iyileştirmesini engellemiş olacaksınız. Oyun boyunca saldırılarda izlemeniz gereken strateji de bundan çok farklı olmayacak. Dikkat etmeniz gereken nokta, mesafenizi her zaman korumak ve üst üste kazanılmış birkaç zaferden sonra, toplu halde toplanmış olan rakiplerinizin arasına cesurca bir atlama yapmamak. Zira oyunun sonlarına doğru tek başına maçı kaybetmeniz için yeterli bir hatadır, bundan kaçının. Bırakın saldırıyı takımınızın tankı başlatsın, siz daima mesafenizi koruyun.
HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tristana oynaması oldukça zevkli bir şampiyon ancak daha önce de söylediğim gibi hem eşya bağımlılığı hem de destek şampiyonu seçiciliği anlamında hassas bir karakter. Özellikle Blitzcrank, Taric ve Alistar gibi destek şampiyonları, oyunun erken safhalarında Tristana’nın rakiplerini öldürmesine (mümkünse ilk kanı akıtmasına) yardımcı olacaktır. Eğer takım arkadaşlarınız bu destek şampiyonlarına sahip değillerse, Sona ve Soraka da tercih edilebilir.
Son olarak, Tristana alt koridorda korku salan çok güçlü bir saldırı gücü taşıyıcısı olsa da yetenek gücü taşıyıcısı olarak da çok zevkli bir oynanışa sahip olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Alternatif oynanışları denemeyi ve bu minik komandoyu daha yakından tanımayı ihmal etmeyin ama dikkat edin! Teemo ile aralarında aşk söylentilerini hesaba katarsak, Teemo bu durumdan fazla hoşnut kalmayacaktır.

Thresh Rehber

Hiç yorum yok :

Adalet Meydanları’nın birbirinden güçlü şampiyonlarının ünü dört bir yana yayılmış olsa gerek ki ölümün kendisi bile sonunda bu diyarlara geldi. Zincirli Gardiyan’ın sadist arzularını bu kez Adalet Meydanları’nın korkusuz şampiyonları süslüyor. Bakalım Thresh’in ölüm kokan yeşil feneri hangi ruhları tutsak edecek...

Şöyle bir düşündüğümde görüyorum ki Thresh, benim bu zamana kadar oynadığım, saldırgan yönü en kuvvetli destek şampiyonlarından biri. Lulu’yu da bu konuda başarılı bulurum ama Thresh’in dayanıklılığı ve kendine has oynanışı benim için biraz daha ağır basıyor. Destek şampiyonu denildiği zaman, genelde daha narin şampiyonlar aklımıza gelir ama Thresh bir destek şampiyonuna göre oldukça dayanıklı.
Pasif yeteneğiniz sayesinde oyun boyunca canavarlardan ve ölen şampiyonlardan ruhlar topluyorsunuz. Bu ruhlar, hem zırhınızı hem de yetenek gücünüzü artırıyor. Thresh’in saldırgan olması da aslında biraz bundan kaynaklanıyor çünkü seviye atladıkça Thresh’in zırh değeri artmıyor. Bu yüzden bol bol ruh toplamanız gerekiyor (toplamak için ruhların yakınına gitmeniz, ya da üzerine fenerinizi fırlatmanız lazım). Bu özellik iyi kullanıldığında, özellikle oyunun başında ciddi avantaj sağlıyor.
GARDİYANIN ÇEKİCİLİĞİ
Herhalde Thresh’in rakiplerini en çok rahatsız eden yeteneği, uzakları yakın eden Ölüm Cezası’dır. Bu yetenek sayesinde zincirlerinizi rakibinize dolayıp onu sürükleyebiliyorsunuz. Özellikle oyunun başında yanınızda uzun menzilli bir saldırı gücü taşıyıcısı varsa ve rakibinizin taşıyıcısını yakalayıp çekebilirseniz, büyük ihtimalle ilk kanı sizin takımınız akıtıyor. Bu yeteneği oyunun ilerleyen zamanlarında da rakiplerinizi kule altına çekip tuzağa düşürmek amacıyla kullanabilirsiniz.
Thresh’in takımına yaptığı tek katkı rakipleri istemedikleri noktaya çekip, onlara zor anlar yaşatmak değil. Elinizdeki fener çoğu zaman hem sizin hem de takım arkadaşlarınızın hayatını kurtarmak için en büyük destekçiniz oluyor. Karanlık Geçiş yeteneği hem size hem de takım arkadaşlarınıza kalkan veriyor ve takım savaşlarında bir anda maçın seyrini değiştirebiliyor. Ama bu yeteneği bu kadar önemli yapan, takım arkadaşlarınızın yerdeki fenere tıkladıklarında size doğru çekilmesi. Çoğu zaman rakibine önde yakalanmış bir saldırı gücü taşıyıcısının cankurtaranı olabiliyor bu yetenek. Özellikle kule altına kaçan rakiplerinize son vuruşu yaptıktan sonra, fener yardımıyla oradan hızla kaçan takım arkadaşınız size minnettar kalacaktır. Fenerinizi gerektiği zaman bir çalının içine veya duvarın ardına atarak görüş sağlayabileceğinizi de unutmayın.
Derisini Yüz, menzili kısa olsa da gayet faydalı bir yetenek. Fare imlecini tuttuğunuz yöne göre etrafınızdaki rakipleri kendinize doğru çekebilir veya kendinizden uzağa itebilirsiniz. Thresh’in en sık kullanılan kombolarından biri, kendinizi Ölüm Cezası ile yakaladığınız bir düşmana çektikten sonra Derisini Yüz ile bir kademe daha çekip takım arkadaşlarıza skor kazandırmaktır. Ancak gerektiğinde sizi kovalayan bir düşmanı geri itmek, ya da örneğin Katarina’nın Ölüm Çiçeği’ne benzer yetenekler kullanan şampiyonların bu yeteneklerini engellemek için de kullanılabilir.
Hücre yeteneğinizi daha çok rakiplerinizden kaçarken ya da takım savaşlarında rakipleriniz kaçmaya başladığında kullanmanız mantıklı olacaktır. Burada asıl nokta Hücre’nin vereceği hasar değil, rakiplerinizi iki saniyeliğine %99 oranında yavaşlatmasıdır.
Thresh oyunun başında takımı için büyük avantajlar sağlasa da oyun ilerledikçe bu avantajlarını yavaş yavaş kaybetmeye başlıyor. Özellikle takım savaşlarında, oyunun ortasından sonra ciddi anlamda geri kalıyor. Bu yüzden eşya seçimlerini tank rolünü de üstlenebileceğiniz şekilde yaparsanız, takımınıza daha fazla katkı sağlamış olursunuz. Zaten oyunun bir bölümünden sonra kendi koridorunuzdan ziyade, takım savaşlarına odaklanmanız gerekeceği için takımınız sizden saldırıları başlatmanızı ve rakiplerinizi çekmenizi bekleyecektir. Tabii bu körü körüne rakiplerinizin arasına girmeniz anlamına gelmiyor. Ağaçların arkasından zincirlerinizi rakibinize dolayarak, bir-iki adım sürüklemeniz bile takımınıza çok ciddi avantaj sağlayacaktır.
Bütün bunları yaparken, harita hâkimiyetini artırmak amacıyla etrafa bol bol totem dikmeyi unutmayın. Bazen oyuncular totemlere çok para harcadıkları için eşya bakımından geri plana düştüklerini düşünürler ama totemler asla para kaybı olarak görülmemelidir. Harita kontrolünün sizde olması, size sadece defansif anlamda katkı sağlamaz. Düşmanlarınızı gafil avlamanıza olanak tanıdığı gibi, Baron ve Ejderha gibi yan görevlerin de durumunu görebilirsiniz. Rakiplerinizin de harita kontrolü için aynı gayreti göstereceğini unutmayın çünkü aksi durumda gafil avlanan siz olursunuz.
CEZALANDIRICI
Ben Thresh’den ne kadar bir destek şampiyonu gibi bahsetsem de aslında Thresh çok yönlü bir karakter. Dolayısıyla günün birinde Thresh’i üst koridorda yarı tank olarak veya alt koridorda saldırı gücü taşıyıcısı olarak görürseniz şaşırmayın. Her ne kadar geçmişte gelen bazı yamalarla bu yanı biraz köreltilmiş olsa da, Thresh’in rakibini taciz edecek yetenekleri ve dayanıklılığına bir de saldırı gücüyle destek verdiğinizde, ortaya çok güzel sonuçlar çıkabiliyor. Ancak bu daha komplike bir oynanış ve bolca tecrübe gerektiriyor. Siz de kendi oyun stilinizi rehberlerimizle harmanlayıp, kendinize özgü bir oynanış elde edebilir ve elde ettiğiniz tecrübeleri Adalet Meydanları’nda rakiplerinize karşı sergileyebilirsiniz.

Taric Rehber

Hiç yorum yok :

Taric, League of Legends’ın en renkli karakterlerinden birisi ve bunun tek nedeni üzerindeki mücevherler değil. Dostlarına verdiği destek haresi sayesinde takımını bir kalkan gibi koruyan, onurlu bir şövalye o.
KULLANIŞLI VE STİL SAHİBİ
Taric’in en kullanışlı kısmı Parıltı yeteneğiyle rakiplerini 1,5 saniyeliğine sersemletmesidir. Oyuna bu yetenekle başlarsanız hem olası bir takım savaşında hem de devamında gelecek koridor aşamasında avantaj kazanırsınız. Rakibiniz belki ilk sefer Sıçra yeteneğiyle kaçacak, ama ikinci kez o kadar şanslı olmayacaktır.
Parıltı’yı kullanmak için rakibe yanaşmaya ya da hedef tutturmak için çabalamaya gerek yoktur, sadece düşmanı seçer ve tıklarsınız. Geçen o 1,5 saniyelik arada takım arkadaşınız olan taşıyıcı bütün hasarını talihsiz rakibin üzerine kusar. Hele ki yanınızda Draven, Graves ya da Miss Fortune gibi yüksek hasar gücüne sahip bir taşıyıcı varsa, oyunun başından itibaren saldırgan oynayıp üstünlük sağlayabilirsiniz.
Mana sıkıntısı yaşamamak için Parıltı’yı sürekli kullanmaktansa doğru zamana saklamayı tercih edin. Koridordaki dostunuzun konumunu kontrol edin; eğer siz rakibi sersemlettikten sonra ona hasar verebilecek kadar yakında değilse, Parıltı’yı kullanmayın. Kullanmasanız bile kullanacakmış gibi yaparak rakipleriniz üzerinde baskı kurabilir, böylelikle minyon öldürmelerine engel olup gelişimlerini sekteye uğratabilirsiniz. Özellikle menzili çok uzun olmayan ya da saldırılarından kaçabileceğiniz rakiplere karşı bu taktiği deneyin. Takım savaşlarında ise önünüze çıkan ilk düşman üzerine sallamaktansa biraz bekletmek faydalı olacaktır. Örneğin biri olur da taşıyıcınızın dibine kadar sokulmayı başarırsa onun üzerinde kullanırsınız ve savaşı belki de bu sayede kazanırsınız.
Taric, Ortak Şifa yeteneği sayesinde hem kendisinin hem de yanındaki arkadaşının aldığı yaraları koridor aşamasında rahatlıkla sarabilir. Fakat bekleme süresi çok uzun olduğu için taşıyıcının buna bel bağlamadan dikkatli oynaması gerekir. Çünkü genelde rakip, siz Ortak Şifa kullanıldıktan sonra saldırıya geçer.
Ortak Şifa’yı geliştirirseniz Taric’i takım savaşlarında daha işlevsel bir hale getirirsiniz. Yaptığınız otomatik saldırıların Ortak Şifa’nın bekleme süresini düşürdüğünü unutmayın. Otomatik saldırılarınızın verdiği hasar da hiç fena olmadığı için dezavantajlı bir durumda bulunmadığınız sürece saldırın saldırabildiğiniz kadar. Tabii koridor aşamasında minyonlara karşı yapmayın bunu; koridoru iteceğiniz gibi yanınızdaki taşıyıcının minyonları kaçırmasına da yol açabilirsiniz.
Parçala, pasif özelliği sayesinde durduğu yerde Taric’in yakınında bulunan arkadaşlarına fazladan zırh vermesini sağlar. 3. sezon sonrası gelen bir yamayla işler biraz değişti; artık bu fazladan zırh, Taric’in sahip olduğu zırh üzerinden hesaplanıyor ki bu da Taric’a daha fazla zırh kasmanız gerektiği anlamına geliyor. Fakat halen çok etkili bir yetenek. Parçala’yı kullanıp etrafınızdaki büyülü taşları kırdığınızda çevrenize yaydığınız zırh artısı kaybolmuyor, aklınızda bulunsun. Dolayısıyla eğer düşmanlarınız sizi hedef almıyorsa hiç çekinmeden kendi zırhınızı parçalayabilirsiniz.
Taric’in Parıltı haricinde rakipleri oyundan düşürmeye yönelik bir yeteneği olmadığından takım savaşlarında biraz etkisiz olduğu unutulmamalı. Titreşim yeteneği örneğin Sona’nın Kreşendo’su kadar etkili değil, dolayısıyla onu farklı biçimde oynamanız gerekiyor. Titreşim bütün takıma bir miktar saldırı gücü ve yetenek gücü kazandırır. Bekleme süresi düşük olduğu için kullanmaktan çekinmeyin. Ayrıca mutlaka Parçala’dan önce kullanın, zira böylelikle Parçala’nın verdiği hasar da artacaktır. Özellikle takım savaşlarında mutlaka kullanın ki etrafınızdaki tüm takım arkadaşlarınıza on saniye gibi uzunca bir süre boyunca fazladan saldırı ve yetenek gücü kazandırmış olasınız.
KİME HANGİ STRATEJİ UYGULANMALI
Taric’in çok dayanıklı, hatta tanka yakın bir destek şampiyonu olduğunu unutmayın. Dolayısıyla korkmadan rakip ile dalaşmaya girişebilirsiniz. Yüksek zırhınızı ve zırh artısı avantajınızı kullanın, zaten gerekmedikçe kimse ilk olarak size saldırmayacaktır. Kendinizi iyileştirebilmeniz de ayrı bir avantajdır.
Nami: Taric’i eğer yakalayabilirse uzun süre etkisiz hale getirebilir. Sürekli hareket halinde olarak bundan sakınılabilir çünkü Nami’nin baloncuk özelliği tutturulması zor bir yetenek atışıdır. Nami kendisini kolaylıkla hızlandırabileceği için onun yerine taşıyıcıya odaklanmak daha yerinde olacaktır.
Sivir: Taric’i tehlikeli yapan en önemli özelliği sersemletebilen Parıltı özelliğidir. Sivir, Büyü Kalkanı’nı açarak bundan rahatlıkla kaçabilir. Dolayısıyla Sivir’i bu kalkanı açmaya zorlayacak başka bir şey yapmak zorundasınız; taşıyıcınız yeteneklerini kullanmaya çalışabilir. Kalkansız Sivir’i indirmek kolay olacaktır. Bunun için taşıyıcınız ile uyum içinde olmanız gerektiğini unutmayın, zamanlama ve takım çalışması çok önemli.
Lulu: Lulu’nun yetenekleri Yetenek Gücü ile hasar verir ve Taric’in korumaları zırh üzerine odaklanmıştır. Dolayısıyla Lulu’dan fazla hasar alırsınız. Lulu’nun sizin Parıltı’nızdan kaçabilecek bir özelliği bulunmadığı için çalı hâkimiyeti kurarak beklenmedik bir saldırı yapmak yerinde olacaktır.

Soraka Rehber

Hiç yorum yok :

Soraka yeryüzüne inmeden evvel gücünü yıldızlardan alan ilahi ve ölümsüz bir varlıktı. Fakat Warwick’in aldatmacası yüzünden ilahi güçlerinden vazgeçip yeryüzüne ölümlü olarak indi. O günden beri kendisini yaralıları iyileştirmeye adadı.

“İYİLEŞTİRMEK VE KORUMAK İÇİN”
Oyunu oynarken bu cümlenin sıkça Soraka’nın dudaklarından döküldüğünü duyacaksınız. Bu sözler aslında karakterin yapısını tanımlamak için biçilmiş kaftan, çünkü Adalet Meydanı’nda Soraka kadar etkili iyileştirme büyüsü kullanan başka bir şampiyon bulamazsınız.
Soraka saldırı, iyileştirme, etkisiz hale getirme gibi birçok yeteneği bünyesinde barındırıyor. Örneğin, İlham yeteneğini dosta ya da düşmana attığınızda farklı etkileri var. Dosta atarsanız o birimin manasını belli bir düzeyde artırırsınız ve bu büyüyü yapmak Soraka’nın manasından hiç götürmez. Bu yüzden Soraka yanındaki taşıyıcı karakterin mana havuzunu sürekli doldurarak koridorda saldırgan bir oyuna sebep olabilir. İlham büyüsünün bir başka özelliğiyse düşman şampiyona atıldığında onu susturması ve belirli bir büyü hasarı vermesidir. Eğer taşıyıcının manası yeterliyse iki kişi aynı anda saldırarak alt koridorda rahatlıkla hâkimiyet kurabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken, İlham’ı kullanırken susturma ve mana yenileme dengesini iyi korumaktır.
Soraka iyileştirme büyüsünü oyunda en iyi yapan şampiyonlardan biri ama ismi Astral Lütuf olan bu yeteneğin bekleme süresi çok uzun. Bu, Soraka’nın zayıf noktası sayılabilir çünkü genellikle rakipleriniz Astral Lütuf attıktan sonra çok fazla bekleyeceğinizi bildiğinden hemen saldırıya geçer. Bu yüzden taşıyıcının ve Soraka’nın Astral Lütuf beklemedeyken saldırgan oynamamalarını tavsiye ederim. Bu yetenek kullanıldığı zaman hedefe fazladan zırh da verdiği için tam saldırı anında kullanılması kendi taşıyıcınızın karşı taşıyıcıya karşı biraz üstün olmasını da sağlayacaktır.
Yıldız Yağmuru ise Soraka gibi destek sınıfı bir karaktere göre fazlasıyla saldırgan bir yetenek. Eğer eğlenmek için yetenek gücünüzü geliştirerek oynuyorsanız çok can yakan bir büyü, fakat tamamen desteğe gidecek oyuncuların en son almaları gereken yetenek diyebilirim. Bunun nedeniyse zaten alt koridorda oynarken minyon kesmeyecek olmanız. Yıldız Yağmuru birden fazla hedefe hasar verdiğinden hem taşıyıcınıza kötülük yapmış olursunuz, hem de koridoru gereksiz yere itersiniz. Rakibin büyü direncini düşürmesi faydalı gibi görünse de düşürülen miktar çok az olduğu için etkisi neredeyse yok gibi. Size tavsiyem Yıldız Yağmuru’nu en son almanız, hatta alırken de olabildiğince geciktirmeniz olacaktır.
Soraka oynarken bütün takım ile iletişim halinde olmalısınız çünkü Soraka’nın ulti’si Dilek haritada mesafe gözetmeden bütün dost oyuncuları iyileştirir. Başka koridorlarda zorda kalan arkadaşlarınıza yardım için bunu kullanabilirsiniz, ama dediğim gibi sizinle iletişim halinde olmaları gerekir. Başka bir kullanım yöntemiyse şu: Diyelim ki bir savaştan uzak kaldınız ve dostlarınız dövüşten galip çıkacaklar, gerekmese bile Dilek yeteneğini kullandığınız takdirde arkadaşlarınızı iyileştirdiğiniz için asist yapmış olursunuz ve asist altını kazanırsınız. Dilek ayrıca oyundaki en korkutucu yeteneklerden biri olan Ağıt’a karşı muhteşem bir ilaçtır. Karthus tüm takım arkadaşlarınıza birden hasar vermeden siz hepsini iyileştirip hayatlarını kurtarabilirsiniz.
Oyun sonu savaşlarında Soraka rakibi topluca sersemletme ya da kontrol etme özelliklerinden mahrum kaldığı için Sona, Nami ya da Zyra kadar etkili olamayabilir. Fakat İlham büyüsünün yerinde kullanımı takım savaşlarında rakip takımdan bir oyuncunun kısa sürede düşmesinde çok önemli bir faktör olabilir (bunu yapabilmek için takımınızla saldıracağınız hedefi önceden belirlemelisiniz). Soraka’nın koridor sürecinde çok güçlü bir destek şampiyonu olduğunu unutmayın, eğer o koridoru eziyorsanız kulelerini almayı olabildiğince geciktirerek taşıyıcı şampiyonunuzu iyice güçlendirme yoluna gidin.
KİME HANGİ STRATEJİ UYGULANMALI
 Soraka’nın en önemli özelliği çok etkili şekilde iyileştirme yapmasıdır. Ama bu özelliğini tekrar kullanmak için uzun süre beklemek zorunda olması büyük bir dezavantaj. Soraka’nın bu açığını kapatmak için sürekli saldırgan oynamayı seçebilirsiniz ama o zaman da sakınmanız gereken şey yakalanmaktır.
Caitlyn: Karşınıza gelebilecek en belalı rakip taşıyıcılardan biri. Sizi ve taşıyıcınızı sürekli otomatik saldırı ile rahatsız edebilir ve sonuç olarak canınızı azaltıp geri çekilmeye zorlayabilir. Buna verilecek en güzel yanıt takım arkadaşınız ile beraber aynı anda saldırıp zamanında geri çekilmektir. Ya da taşıyıcınızın uzaktan hasar verebilen ama mana harcayan bir yeteneği varsa (örn. Varus) bu şekilde Caitlyn’i rahatsız eder, siz de takım arkadaşınızın manasını doldurursunuz.
Leona: Her an üzerinize saldırma ihtimaline karşılık biraz mesafe bırakmanız akıllıca olacaktır. Eğer size saldırırsa İlham ile onu susturup kaçmaya çalışabilirsiniz. Eğer savaş kaçınılmaz görünüyorsa İlham’ı rakibin taşıyıcısına atıp, kendi taşıyıcınız ile ona odaklanmanız gerekir. Leona size saldırdığında kesinlikle Leona’ya odaklanmayın.
Blitzcrank: Blitzcrank’ın Roket El’ine yakalanırsanız ölürsünüz, bu kadar basit. Her şampiyon için bunu tekrarladığımı biliyorum ama yapacağınız şey minyonların arkasında durmaya özen göstererek rakibi rahatsız etmek olmalı. Siz ya da takım arkadaşınız yakalandığı zaman alınacak hasarı Astral Lütuf bile kurtaramaz. Karşınızdaki Blitzcrank boşa kanca sallarsa artık saldırı zamanı demektir.

Sona Build & Rehberi

Hiç yorum yok :

Sona bir yetimhanenin kapısına antik bir çalgı aletiyle terk edilmiş şekilde bulunmuş, ailesini tanımadan büyümüş, konuşamayan bir şampiyonumuz. Oyunun en etkili destek karakterlerinden birisi olduğu için günümüze kadar sağlam dengeleme yediğini hatırlatmak gerek.

“BUGÜN HANGİ BAŞYAPITI ÇALALIM?”
Mümkünse “Zafer” başyapıtını çalalım Sona’cım. Sona, takım arkadaşlarına hem hare yayarak yardım eder hem de her hare değişikliğinde onlara bir süreliğine fazladan özellikler katar. Bu yüzden en çok tercih edilen destek şampiyonlarından biri diyebilirim. Son yapılan değişikliklerle savunma gücü düşürüldüğü için artık biraz daha kırılgan ve dikkatli oynanması gereken bir şampiyon olduğunun altını çizmek gerekli.
Sona alt koridorda pasif yeteneği olan Baskın Akor sayesinde çok saldırgan oynayabilen bir destek karakteridir. Bunun sebebi bastığı her üç akorda bir kullanacağı yeteneğin gücünü daha da artırmasıdır. Örneğin ilk yeteneği olan Cesaret İlahisi sayesinde Sona yakınındakilere yetenek ve saldırı gücü haresi yayar ve yeteneği ilk kullandığı anda en yakındaki iki dosta fazladan artı verir (bu sistem ulti hariç bütün yeteneklerde aynı şekilde işler). Bununla da kalmaz, yakınındaki iki hedefe hasar veren ses dalgaları gönderir.
Eğer Baskın Akor’u Cesaret İlahisi ile kullanırsanız en yakındaki tek bir rakip iki kat fazla hasar alır. Verilen bu hasar inanın bir destek şampiyonu için çok yüksektir. Bu sayede Sona, taşıyıcısı ile beraber koridoru erkenden ele geçirebilir. Ancak kontrollü oynamanız gerektiğini tekrardan hatırlatmalıyım, çünkü Sona çok kırılgan bir destek şampiyonu ve yakalandığı zaman kolay ölür.

Metanet Aryası oyundaki en kısa bekleme süresine sahip iyileştirme yeteneğidir. Soraka kadar fazla can doldurmasa bile sürekli aralıklarla basıldığından takım arkadaşınıza katkısı büyüktür. Yakındaki en yaralı dostu iyileştirmeyi hedefler, bununla da kalmaz, zırh ve büyü direncini kısa süreliğine artırır. Yeteneğin yaydığı hare ise zırh ve büyü direnci verir (Taric gibi sadece zırh artısı vermekle kalmaz). Eğer Metanet Aryası’nı Baskın Akor ile çalarsanız rakibin verdiği hasarı azaltabilirsiniz, bunu tek başınıza kaldığınızda ve hasar alırken kullanmanız mantıklı olacaktır.
Sürat Şarkısı yakınınızdaki dostlara hareket hızı haresi yayarken anlık sürat patlamalarına da sebep olur. Uluların Tılsımı’nın sürekli kullanılabileni diyebiliriz. Tabii ki onun kadar hız vermese de kaçanları yakalamada ya da kovalayanlardan kaçmada çok işe yarayan bir özelliktir.
Sona’yı takım savaşlarında çok tehlikeli yapan özelliğiyse ulti’si Kreşendo’dur. Etki alanındaki tüm düşmanları 1,5 saniyeliğine etkisiz hale getirebilir. Bu yüzden rakibi dar alanlarda savaşmaya zorlamak olabildiğince fazla düşmanı aynı anda yakalayabilmek için faydalı bir taktik olur. Bu ulti’nin zayıf noktası denebilecek yanıysa kullanmak için rakibe çok yaklaşmanız gerekmesi. Sona, takıma güçlü faydalar sağladığı için rakip tarafından erkenden oyundan düşürülmek istenebilir. Bazı durumlarda bu yüzden Kreşendo atamadan ölebilirsiniz. Takım savaşlarında sürekli hare değiştirerek dostlarınızı iyileştirmeli, mümkünse rakibe hasar vermelisiniz. Gözünüz ve parmaklarınız sürekli yeteneklerinizin bekleme sürelerinde olmalı.
Sona sağladığı faydalar ve çok etkili ulti’si sayesinde oyunun her aşamasında faydalı bir destek şampiyonudur. Halen denemeyen varsa Sona’yı mutlaka denemeli.
KİME HANGİ STRATEJİ UYGULANMALI
Sona ile oynarken eğer dikkatliyseniz kolay kolay engellenemezsiniz. Ama savunma gücünüz çok az olduğu için eğer yakalanırsanız bitersiniz. Buradaki “eğer” kısmı çok önemli.
Blitzcrank: Yakalanma konusundaki en rahatsız edici şampiyonlardan biri. Yapmanız gereken tek şey yakalanmamak, bu kadar basit. Sizi çalılardan çekmeye çalışabilir, çalılara totem atarak mutlaka ama mutlaka nerede olduğunu görmelisiniz.
Eğer saldırgan oynayacaksanız saldıracağınız ilk hedef mutlaka rakip taşıyıcı olmalı çünkü Blitzcrank her türlü saldırıdan rahatlıkla sıyrılabilir. Bazen Blitzcrank özellikle kule altına doğru geri çekilir. Bu, oyundaki üstünlüğünüzü kabul ettiği anlamına gelmeyebilir. Sizi iyice kendine çekerek kaçışınızı imkânsız hale getirme çabası olabilir. Sürekli kendi minyonlarınızın arkasında durun.
Taric: Tarık sizi kendine çekemese de rahatlıkla sersemletme atabilir ve durduğunuz o birkaç saniye içinde çok ağır hasar alabilirsiniz. Taric ve onun taşıyıcısı birbirine çok yakınken onlara hasar vermeye kalkmayın. Aralarında biraz mesafe varken sersemletmeyi yeseniz bile taşıyıcısı saldırı yapmak için geç kalacaktır ve en yüksek zararı veremeyeceklerdir. Ufak ufak vur kaçlar yapın ve en iyisi 6. seviyeyi bekleyin.
Leona: Öncelikle kolay gelsin demek zorundayım. Leona’ya karşı oynarken sürekli hareket halinde olarak Ufuk Kılıcı’nı tutturmasını zorlaştırın. Çalılara kesinlikle totem atın ve Ufuk Kılıcı’nın mesafesinin dışında hareket etmeye mutlaka özen gösterin. İkili ile çatışmaya girerseniz neyiniz var neyiniz yok mutlaka taşıyıcıya boşaltın.